Düğünümde Büyükannemin Gelinliğini Giymek İstedim

1 116

Beni büyüten kişi büyükannemdi. Annemi beş yaşındayken kaybettim. Babamı ise hiç tanımadım. Bana anlatılan hikâyeye göre, annem bana hamileyken babam onları terk etmiş ve bir daha geri dönmemişti. Büyükannem bu konuyu her açtığımda gözlerini kaçırır, “Bazı insanlar sorumluluktan kaçar, derdi. Ben de daha fazla kurcalamazdım.
Çünkü hayatımda eksik olan bir şey yoktu. Büyükannem vardı.
Hem anne hem baba oldu bana. Okul gösterilerimde en ön sırada oturdu, hastalandığımda başucumda sabahladı, üniversiteyi kazandığım gün gözyaşlarını gizlemeye çalıştı. Büyüyüp başka bir şehre taşındığımda bile her hafta sonu yanına gittim. Küçük mutfağında çay içer, geçmişten konuşurduk.
Erkek arkadaşım evlenme teklif ettiğinde ilk aradığım kişi oydu. Telefonda ağladığını hâlâ hatırlıyorum. “Dedeni bugün daha çok özledim,” demişti. “Sen gelin olurken yanında olmayı çok istiyorduk.”
Ama o günü göremedi. Düğüne birkaç ay kala kalp yetmezliğinden vefat etti. Hayatımda ilk kez gerçekten yalnız hissettim. Sanki köklerim sökülmüştü.
Cenazeden sonra evini toplamak için tekrar gittim. Dolabını açtığımda naftalin kokusu yüzüme çarptı. En arka köşede özenle saklanmış bir bohça vardı. Açtığımda gelinliğini gördüm. Dantelleri sararmıştı ama hálá zarifti. Parmaklarımı kumaşın üzerinde gezdirirken onu genç bir gelin olarak hayal ettim.
O an karar verdim. Düğünümde onun gelinliğini giyecektim.
Terziye götürmek yerine küçük düzeltmeleri kendim yapmaya niyetlendim. Onunla aramdaki bağı hissetmek istiyordum. Salondaki masaya gelinliği serdim, astarını dikkatlice incelemeye başladım. Tam İğneyi geçirecekken parmağıma sert bir çıkıntı takıldı. Kumaşın içinde bir şey vardı.
Kalbim hızlandı.
Astarın iç kısmında neredeyse görünmeyecek kadar ustaca dikilmiş küçük bir cep fark ettim. İnce makasia İpliği söktüm. İçinden katlanmış bir kâğıt çıktı. El yazısını görür görmez dizlerim titredi. Bu onun yazısıydı. Derin bir nefes alıp mektubu açtım.
“Sevgili torunum,” diye başlıyordu. “Bu mektubu bir gün bulacağını biliyordum. Sana yıllarca sakladığım bir sır var. Gerçeği öğrenmeye hakkın var. Söylediğim yalan için beni affet-sandığın kişi değilim.”
Gözlerim satırların üzerinde kaydı.
Büyükannem, annemin ölümünün bana anlatıldığı gibi olmadığını yazıyordu. Annem bir trafik kazasında değil, uzun süredir mücadele ettiği bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetmişti. Hastalığını benden saklamışlardı çünkü çocuk kalbimin bunu kaldıramayacağını düşünmüşlerdi devamı icin sonrki syfaya İlerlyn…