Boşanmanın ardından çocuğunu sakladım
Boşandıktan sonra onun çocuğunu sakladım — ta ki doğum günü gelip de doktor maskesini indirene kadar… ve ben nutkum tutulana kadar.
Aylar geçti.
Emir pes etmedi.
Kontrollerin hepsine geldi. Oğlumuzu nasıl doğru şekilde kucağına alacağını öğrendi. Resmî babalık tanıma belgelerini hazırladı. Bir keresinde annesine karşı dimdik durdu — net ve kararlı bir şekilde.
Ama içimde bir şey çoktan değişmişti.
Bir akşam, oğlumuz beşiğinde uyurken Emir her zamankinden biraz daha uzun kaldı.
“Elif,” dedi sessizce, “Bir şansı daha hak etmediğimi biliyorum. Ama denemek istiyorum. Sadece onun babası olarak değil… yeniden senin eşin olarak.”
Oda bir anda küçülmüş gibi geldi.
Uzun uzun baktım ona — gerçekten baktım.
Bu adam bir zamanlar benim bütün dünyamdı.
Ve yine bir zamanlar, o dünyanın içinde boğulurken beni izleyen kişiydi.
“Değişmişsin,” diye itiraf ettim.
“Mecburdum,” dedi.
Yavaşça başımı salladım.
“Evet,” dedim. “Mecburdun.”
Aramızdaki sessizlik uzadı — acıtan değil, dürüst bir sessizlikti.
Sonra aylardır kalbimde prova ettiğim cümleleri söyledim.
“Ama ben de değiştim.”
Sözümü kesmedi.
“Hamileyken,” diye devam ettim, sesim sakindi, “tek başıma ayakta kalmayı öğrendim. Kimseye yaslanmadan ne kadar güçlü olduğumu öğrendim. Değerli olmak için birinin beni seçmesine ihtiyacım olmadığını öğrendim.”Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisniz..


Son yorumlar