Düğün gecemizde arabamıza bir kamyon çarptı
KARANLIK DOSYALAR
Bilgisayarın ekranı yüzüme soğuk, mavi bir ışık vurdu. Kaan’ın verdiği belleği taktığımda karşıma sadece tek bir klasör çıktı: “Veda Değil, Adalet.”
Dosyayı açtığımda karşıma çıkan ilk şey bir video kaydıydı. Kaan, çalışma odasında oturmuş, yorgun ama kararlı görünüyordu. Videodaki sesi, hastane odasının sessizliğinde yankılandı:
“Aylin, eğer bu videoyu izliyorsan, korktuğum başıma gelmiş demektir. Ailem, servetimizin kanla sulandığını senden sakladı. Babamın ölümünden sonra Volkan ve annem, holdingi bir suç imparatorluğuna çevirdiler. Bu bellekte, yıllardır yaptıkları hayali ihracatların, verilen rüşvetlerin ve susturulan insanların listesi var. Ama en önemlisi… ‘Kırmızı Işık’ protokolü.”
Duyduklarım karşısında nefesim kesildi. Videoyu durdurup protokol dosyasını açtım. Gözlerime inanamıyordum. Kendi öz oğullarını, sırf işlerine engel olduğu için ortadan kaldırmayı planlamışlardı. Remzi Çakır, sadece tetiği çeken parmaktı; emri veren ise o gün baş ucumda “talihsizlik”ten bahseden Mübeccel Hanım’dı.
Tam o sırada kapı yavaşça açıldı. İçeri giren Volkan’dı. Elinde bir demet beyaz gül vardı ama bakışları güllerden çok daha soğuktu.
“Hala uyumadın mı yenge?” dedi, gözleri dizlerimin üzerindeki bilgisayara kayarken. “Hukuk hocandan bilgisayar istediğini duydum. Eski defterleri karıştırmak sağlığın için iyi olmayabilir.”
Bilgisayarı sakince kapattım. “Sadece Kaan’la olan fotoğraflarımıza bakıyordum Volkan. Hatıralar… Sizin pek anlamadığınız şeyler.”
Volkan yatağımın kenarına oturdu. “Hatıralar ölülerin işidir. Canlılar ise geleceğe bakar. Yarın sabah noter gelecek. İmzayı at ve bu kabustan uyan.”
O odadan çıktığında kalbim bir davul gibi çalıyordu. Kaan bana sadece bir kanıt bırakmamıştı; o belleğin içinde bir de Bursa’da bir kasa numarası vardı. Kaan’ın güvenebileceği tek adamın, eski koruması Yavuz’un adresi de oradaydı. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisniz.


Son yorumlar