Üniformasını çıkarıp Komiser Elif Kaya
Üniformasını çıkarıp Komiser Elif Kaya yoksul bir seyyar simit satıcısı kılığında sokaklara indiğinde
Şehrin en yetkili emniyet amirlerinden Komiser Elif, sokaklardaki adaletsizliği ve esnaftan zorla para toplayan yozlaşmış polis memuru Serkan’ın kurduğu rüşvet çarkını bizzat bitirmek için yoksul bir simitçi olan “Zeynep” kılığına girmiştir. Eminönü’nde eski tezgâhıyla Serkan’ın karşısına çıktığında, ondan yüksek miktarda “vergi” talep edilir. Serkan, parayı vermemesi hâlinde tezgâhına el koymakla tehdit ederken, Elif’in kulağındaki gizli telsizden koruması Murat’ın sesi duyulur: “Hazırız Komiserim.” Elif için artık oyun bitmiş, gerçek operasyon başlamıştır.
Kapanan Kapan
Serkan, karşısındaki yoksul kadının birdenbire sessizleşmesine ve duruşunun değişmesine anlam veremedi. Ağzından sarkan sigarasından dökülen küller asfalta düşerken etraftaki o gürültülü Eminönü kalabalığı sanki bir anlığına nefesini tutmuştu.
“Ne o? Dilini mi yuttun?” dedi Serkan, sesini biraz daha yükselterek. Diğer iki memur, simit arabasının tekerleklerini kavramış, arabayı zorla karakolun arka tarafına doğru sürüklemeye hazırlanıyordu.
Elif, başını yavaşça kaldırdı. O ana kadar omuzları çökük, gözleri korkuyla yere bakan o zavallı kadın gitmiş; yerine gözlerinden kararlılık okunan, dimdik duran bir emniyet amiri gelmişti. Ellerini titretmeyi bıraktı. Sakin, net ve buz gibi bir ses tonuyla konuştu:
“Hayır, dilimi yutmadım. Sadece bu şehrin sokaklarında adaletin ne kadar ucuzladığını dinliyordum.”
Serkan kaşlarını çattı. Beklemediği bu özgüven dolu tavır onu şaşırtmıştı ama kibrinden ödün vermedi. “Sen benimle nasıl konuşuyorsun? Alın şu arabayı, kadını da içeri atın!” diye bağırdı.
Ancak memurlar arabayı hareket ettiremeden, meydanın dört bir yanından sivil giyimli adamlar ve kadınlar sessizce belirmeye başladı. Vapur iskelelerinin yanına park etmiş, dikkat çekmeyen sivil minibüslerin kapıları aynı anda açıldı. İç Güvenlik Şube Müdürlüğü’nün deneyimli müfettişleri ve Murat’ın bizzat seçtiği özel ekip, hiçbir gürültü çıkarmadan, silahlarına davranmadan, sadece yavaş ve kararlı adımlarla çemberi daraltıyordu.. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebılırsiniz.


Son yorumlar