5 yaşındaki kız çocuğu okulda oturmak istemiyor

fdf

Bölüm İki: Geride Bırakılan Bir Ev

O günün ilerleyen saatlerinde ambulansın siren sesi uzaklarda kaybolurken, öğretmen Meryem Kaya sınıfta tek başına kalmıştı. Elinde Elif Gül’ün dosyası vardı.

Üç ay önce, Elif’in anneannesi Münevver Gül onu okula kaydettirmişti. Yaşlı kadın zayıf ama konuşmaları yerindeydi. Elif’in babasının “uzakta” olduğunu, annesinin ise hayatında olmadığını söylemişti. Elif sessizdi ama bakımlı görünüyordu.

Şimdi ise Münevver’in o sözleri öğretmenin zihninde bambaşka yankılanıyordu:
Bazı aile meseleleri özeldir.

O öğleden sonra öğretmen Meryem Kaya, dosyada yazılı adrese arabasıyla gitti. Kasabanın kenarındaki küçük ev terk edilmiş gibiydi. Posta kutusundan taşan zarflar yere dökülmüştü.

Kapıyı Münevver açtı. Üzerindeki kıyafetlerden belli ki onlarla uyumuştu. Bakışları dalgındı, kafası karışıktı.

Evin içine girildiğinde manzara daha da ağırdı. Her yer dağınıktı, kirli tabaklar birikmişti ve sınıfta fark edilen o rahatsız edici koku burada da vardı.

Elif nerede?” diye sordu öğretmen.

“Bana yardım eder,” diye mırıldandı Münevver. “Ben unutuyorum… ama o hatırlıyor.”

Koridordan Elif göründü. Hâlâ okul kıyafetlerini giymişti, elinde temizlik bezleri vardı.

Önce yüzü aydınlandı, sonra birden söndü.
“Beni almaya gelmediniz değil mi?” dedi endişeyle. “İyi davrandım.”

Öğretmen diz çöktü.
“Ne demek istiyorsun, iyi davrandım derken?”

Elif fısıldadı:
“Pislikleri ben temizliyorum. Anneannem unutuyor. O yüzden ben yapıyorum. Bu bizim sırrımız.”

Gerçek öğretmenin üzerine bir tokat gibi indi.
Elif bakılan bir çocuk değildi… bakım veren oydu.

Tıbbi bir sorunla tek başına baş etmeye çalışıyordu. Kazalarını saklıyor, kıyafetlerini yıkıyor, utanç içinde yaşıyordu. Anneannesinin bunaması ise giderek ilerliyordu.

“Bu ne zamandır böyle?” diye sordu öğretmen.

Hep,” dedi Elif.


Bölüm Üç: Elif İçin Mücadele

Ertesi gün öğretmen Meryem Kaya harekete geçti.

Pediatri uzmanı Dr. Selin Demir ile iletişime geçti. Doktor hiç tereddüt etmeden yardımcı olmayı kabul etti. Klinikte Elif titriyordu.

“Ya bozuksam?” diye fısıldadı.
“Ya ben yanlışsam?”

“Değilsin,” dedi öğretmen kararlılıkla.

Dr. Selin Demir, Elif’e ağrıya ve istemsiz kaçırmaya neden olan, tedavi edilebilir doğuştan bir rahatsızlık teşhisi koydu.

“Artık sır yok,” dedi doktor.
“Artık acı yok.”

Elif ağladı… ama bu kez korkudan değil, rahatlamadan.

Ne yazık ki Münevver artık ona bakabilecek durumda değildi. Sosyal hizmetler devreye girdi. Günler sonra Münevver ağır bir felç geçirdi ve acil yerleştirme kararı alındı.

Elif yabancılardan korkarak öğretmene sarıldı.

“Yabancılarla gitmiyor,” dedi öğretmen net bir sesle.
“Benimle geliyor.”


Bölüm Dört: Seçilmiş Bir Aile

Altı ay sonra, mahkeme salonu güneş ışığıyla doluydu.

Öğretmen Meryem Kaya, sarı elbisesi içinde sağlıklı ve gülümseyen Elif’in yanında duruyordu.

“Hakim sordu:**
‘Elif’i kendi çocuğunuz gibi sevip koruyacağınıza söz veriyor musunuz?’**

Söz veriyorum,” dedi Meryem, gözyaşları içinde.

Arka sırada Elif’in babası oturuyordu. Yeni tahliye edilmişti ve bunun kızı için en doğru gelecek olduğunu sessizce kabullenmişti.

Mahkeme binasından bir aile olarak çıktılar.

Bakım merkezinde Münevver, Elif ona sarıldığında yumuşak bir tebessümle gülümsedi.

“Artık sonsuza kadar benim olan bir ailem var,” diye fısıldadı Elif.

O gece, yeni yatağına yatırılırken Elif sordu:
“Sence benim hikâyemin mutlu bir sonu var mı?”

Meryem alnından öptü.
“Bence daha yeni başlıyor.”

Elif’i bulan Meryem, kendi hayat amacını da bulmuştu.
Ve ışıkla dolu bir evde, küçük bir kız nihayet özgürlüğe kavuşmuştu.