65 Yaşında Yeniden Aşkı Buldum
65 Yaşında Yeniden Aşkı Buldum Ama Torunum Beni Evden Kovdu — Sonunda Ona Unutamayacağı Bir Ders Verdik
Benim adım Nermin. Geçen bahar 65 yaşıma bastım. İnsan bu yaşa gelince hayatının büyük sürprizler getirmeyeceğini düşünür. Ama bazen kader, insanın karşısına en beklemediği anda hem mutluluğu hem de büyük bir sınavı çıkarabiliyor.
Torunum Fatma’nın evinde küçük bir odada yaşıyordum. O oda benim dünyamdı. Yıllardır biriktirdiğim fotoğraflar, eski eşyalar ve hatıralarla doluydu. Bazen o fotoğraflara bakar, Fatma’nın küçücük bir kız olduğu günleri hatırlardım.
Fatma daha 14 yaşındayken anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmişti. O gün hayatımız tamamen değişmişti. Onu yanıma aldım ve elimden geldiğince iyi bir hayat vermeye çalıştım. Çalıştım, çabaladım, fedakârlık yaptım. Hatta üniversiteye gidebilsin diye kendi evimi bile satmıştım.
Yıllar geçti. Fatma büyüdü, evlendi. Şimdi kocası Ali ve iki çocuğuyla birlikte büyük bir evde yaşıyordu. Ben de onların yanında kalıyordum.
Ev bazen çok gürültülü olurdu ama ben bundan şikâyet etmezdim. Torunlarımın kahkahalarını duymak bana hâlâ bu dünyada bir yerim olduğunu hatırlatıyordu.
Ta ki Kemal’le tanışana kadar.
Kemal’le mahalledeki belediye kültür merkezinde karşılaştım. Boynunda sürekli fotoğraf makinesi taşıyan, sakin konuşan, nazik bir adamdı. İlk başta sadece sohbet ediyorduk. Ama zamanla sohbetlerimiz uzadı. Birlikte yürüyüşlere çıkmaya başladık.
Uzun yıllardan sonra kalbimde unutulduğunu sandığım bir duygu yeniden canlandı.
Aşk.
Bir gün Kemal bana evlenme teklif etti. O an içimde hem büyük bir mutluluk hem de biraz heyecan vardı. Ama bu haberi önce Fatma’ya söylemem gerektiğini düşündüm.
O akşam mutfakta onu buldum.
“Fatma,” dedim, “sana söylemem gereken bir şey var.”
Başını kaldırdı.
“Ne oldu babaanne?”
“Ben biriyle tanıştım. Adı Kemal… ve bana evlenme teklif etti.”
Bir an yüzü dondu.
“Evlenmek mi?” dedi.
“Evet,” dedim gülümseyerek. “Mutlu oldum. Hayatımda yeni bir başlangıç gibi hissediyorum.”
Ama onun yüzündeki ifade beni şaşırttı.
“Babaanne,” dedi sert bir sesle, “sen 65 yaşındasın. Bu saatten sonra evlilik mi olur?”
Sözleri kalbime saplandı.
“Mutlu olmak için yaşın mı olur kızım?” diye sordum.
Ama asıl şok bundan sonra geldi.
“Bir de o adam burada yaşayamaz,” dedi.
“Neden?” diye sordum.
“Çünkü burası bizim evimiz. Odaya ihtiyacımız var.”
O gece uyuyamadım.
Ama asıl acıyı ertesi sabah yaşadım.
Kapıyı açtığımda eşyalarımın kapının yanında dizildiğini gördüm.
Kalbim sıkıştı.
“Fatma… bu ne?” diye sordum.
Omuz silkti.
“Babaanne… gitmen gerekiyor. Kemal sana kalacak bir yer bulur.”
O an içimde bir şey kırıldı.
Hayatımı verdiğim torunum beni kapının önüne koymuştu.
Eşyalarımın yanında öylece dururken gözlerim doldu. Gidecek yerim yoktu.
Sonunda Kemal’i aradım.
Olanları anlattım.
Kemal bir süre sessiz kaldı. Sonra sakin ama kararlı bir sesle konuştu.
“Nermin, eşyalarını topla. Seni almaya geliyorum.”
Yarım saat sonra geldi.
Kutularımı arabaya yerleştirdik. Arabaya binerken son kez eve baktım. İçimde hem kırgınlık hem de derin bir hüzün vardı.
Kemal’in evi küçük ama sıcaktı. Bana öyle içten davrandı ki günler sonra ilk kez kendimi güvende hissettim.
Ama Fatma’nın yaptığı şey hâlâ içimde bir yara gibi duruyordu.
Bir akşam Kemal bana döndü.
“Nermin,” dedi, “Fatma’ya kızgın olduğunu biliyorum. Ama bazen insanlar yaptıkları hatayı anlamak için sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır.”
“Ne demek istiyorsun?” diye sordum.
Kemal hafifçe gülümsedi.
“Bir planım var.”
Birkaç gün sonra Fatma’nın kapısına bir resmi zarf ulaştı.
Zarf bir avukatlık bürosundan geliyordu.
Fatma mektubu açtığında yüzü bir anda değişmiş.
Çünkü mektupta yıllar önce sattığım evden kalan parayla yapılan bir yatırımın hâlâ benim adıma kayıtlı olduğu yazıyordu devamı icin sonrki syfaya gecinz…


Son yorumlar