Milyon Dolarlık Gönül Borcunun Ardındaki Gizli Varis

1 131

Ali Karasoy,  Phantom’un el dikişi deri koltuğuna yaslanmış, koyu renkli camların ardında şehrin ışıklar hâlinde akıp gidişini izliyordu.
Çelik ve neon kuleler, hırsın anıtları gibi yükselip alçalıyordu—kurulmasına bizzat katkı sağladığı anıtlar.

Otuz beş yaşında, Ali modern başarının vücut bulmuş hâliydi: Kendi kendini var etmiş bir teknoloji milyarderi, dergilerin kapaklarında boy gösteren, yönetim kurullarında kıskanılan, çoğu insanın ancak ekranlarda görebildiği lükslerle çevrili bir adam.
Ama kusursuz kesimli takımların ve özel jetlerin altında, artık görmezden gelemediği bir boşluk vardı.

O akşam, sessizlik her zamankinden daha ağır bastı. Elindeki nadir bir İskoç viskisi—çalışanlarının çoğundan bile yaşlı—dokunulmadan duruyordu. Aklına izinsizce geri dönen anıyı bastırmaya yetmedi.

Zeynep.

Üniversite yıllarından kalan kadın.
Paradan önce onu tanıyan, manşetlerden önce, hırsın takıntıya dönüşmesinden önceki hâlini bilen tek kişi. Beş yıl geçmişti; Ali, büyüklüğün bedelinin fedakârlık olduğuna kendini inandırarak çekip gittiği günden beri.

Manolya Sokağı, on yedi numara,” dedi bir anda, sesi pürüzlüydü—kendi kendini bile irkiltecek kadar. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilriisniz..