Bu yaşıma kadar kendime bile itiraf edemediğim bu olayı artık daha fazla saklamak ağır geldiği için anlatmaya karar verdim
Kapının yavaşça açıldığını duydum, gelen mutlaka abimdir dedim ve uyumaya devam edecektim ki odamın kapısı açıldı. Hiç sesimi çıkarmadım ama bir korku kapladı her yanımı. Abimin nefesini duyuyordum. Eliyle yavaşça yorganı kaldırdı…
O an sanki bütün vücudum taş kesilmişti. Gözlerimi açmaya cesaret edemiyor, nefes alışımı bile belli etmemeye çalışıyordum. Kalbim göğsümden çıkacak gibi atıyordu. İçimde, sebebini tarif edemediğim bir tehlike hissi vardı. Çocukluğum boyunca bana yapılan her kötülük, yediğim her dayak, duyduğum her hakaret bir anda zihnimden geçmeye başladı.
Abim bir süre başucumda durdu. Hiç konuşmuyordu. O sessizlik, duyabileceğim en korkunç sesten bile daha ürkütücüydü. Dakikalar geçiyor gibi geliyordu ama belki de sadece birkaç saniyeydi.
Sonra yavaşça geri çekildi.
Kapının kapanma sesini duyunca gözlerimi açtım. Odam karanlıktı. Kimse yoktu. Hemen doğrulup kapıyı içeriden kilitledim. Ellerim titriyordu. O gece sabaha kadar uyuyamadım.
Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Kahvaltı masasında oturmuş çay içiyor, annemle konuşuyordu. Ben ise yüzüne bakamıyordum. İçimde büyüyen korkuyu kimseye anlatamıyordum. Çünkü çocukluğumdan beri öğrendiğim tek şey vardı:
Kimse bana inanmazdı.
Zaten ne zaman ağlasam “abartıyorsun” derlerdi. Ne zaman canım yansa “sus” derlerdi. Ne zaman bir şey anlatmaya çalışsam sözümü keserlerdi.
Bu yüzden sustum.
Ama sustukça içimdeki yük büyüdü.
Düğün günü yaklaştıkça evde hazırlıklar arttı. Herkes telaş içindeydi. Annem komşularla birlikte çeyiz hazırlıyor, babam davetlileri konuşuyordu. Herkes mutluydu. Bir tek ben değildim.
Çünkü içimde yıllardır taşıdığım kırgınlıkların üzerine şimdi tarif edemediğim başka bir ağırlık eklenmişti.
Bir gün çeyiz sandığını düzenlerken o gecelik takımlarını yeniden gördüm. Kumaşa dokunduğum an içim ürperdi. O geceyi hatırladım. Sandığın neden karıştırıldığını, abimin neden odama geldiğini düşünmeye başladım. Aklımdaki soruların hiçbirinin cevabı yoktu.
Ama sezgilerim bana bir şeylerin yanlış olduğunu söylüyordu.
Düğünden birkaç gün önce komşumuz olan yaşlı bir kadın beni yanına çağırdı. Herkes ona “Fatma Teyze” derdi. Çocukluğumdan beri beni severdi.
O gün yüzüme uzun uzun baktı.
“Sen mutlu değilsin kızım.” dedi.
İlk başta inkâr ettim.
“Yok teyze, iyiyim.”
Ama gözlerim beni ele verdi.
Bir anda ağlamaya başladım.
Yıllardır içimde biriken ne varsa gözyaşlarımla birlikte dışarı çıkıyordu. Fatma Teyze hiçbir şey sormadı. Sadece omzuma elini koydu ve ağlamamı bekledi.
İlk kez biri beni susturmuyordu.
İlk kez biri “abartıyorsun” demiyordu.
İlk kez biri gerçekten dinliyordu.
O gün ona her şeyi anlatmadım. Ama ilk kez içimdeki yalnızlığın tamamının bana ait olmadığını anladım.
Bazı yaraları biz açmazdık.
Bazı acıların sebebi biz olmazdık.
Yıllarca kendimi suçlamıştım. Demek ki yeterince iyi bir evlat değildim. Demek ki sevilmeye layık değildim. Demek ki hep hata bende vardı.
Ama Fatma Teyze’nin tek bir cümlesi bütün düşüncelerimi sarstı:
“Bir çocuk sevgi görmek için mücadele etmek zorunda kalmamalı.”
O cümleyi hayatım boyunca unutmadım.
Düğün yapıldı.
Yeni evime gittim.
Ama insan bir evden çıkınca geçmişinden çıkamıyormuş.
Yıllar boyunca geceleri bazen aynı korkuyla uyandım. Bazen çocukluğumdaki sesleri duydum rüyalarımda. Bazen yine o küçük kız çocuğuna dönüştüm.
Fakat zamanla bir şey değişti.
Eskiden aynaya baktığımda ailemin bana anlattığı kişiyi görüyordum:
Değersiz, yetersiz, sevilmeyen birini…
Sonra yavaş yavaş kendi gözlerimle bakmayı öğrendim.
Ve aynada bambaşka birini gördüm.
Bunca şeye rağmen ayakta kalabilmiş birini…
Kırılmış ama tamamen parçalanmamış birini…
Sevilmemiş olsa bile sevmeyi öğrenmiş birini…
O gün anladım ki bazı insanlar insanın çocukluğunu elinden alabiliyor.
Ama geleceğini almak zorunda değiller.
Geçmişimin izleri hâlâ benimleydi.
Fakat artık beni yöneten onlar değildi.
Çünkü ilk kez hayatımda, kendi hikâyemin içinde sadece acı çeken bir karakter değil, hayatta kalmayı başaran biri olmuştum.
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇

Son yorumlar