Çocukluk aşkımla 71 yaşında her iki eşimizin de ölümünden sonra evlendim.

“Bugün buraya neden geldin?” diye sordum. Asıl korktuğum soru buydu.
“Elimde bir şey vardı,” dedi. Çantasından sararmış bir zarf çıkardı. “Annem öldükten sonra, babamın çekmecesinde bulmuştum. Ama yüzleşmeye cesaret edememiştim. Ta ki davetiyeyi görene kadar.”
Zarfı açtı. İçinden eski bir fotoğraf çıktı.
Serhat.
Ve yanında genç bir kadın.
Ben.
Fotoğraf yıllar öncesine aitti. On altı yaşındaydım. Saçlarım örgülüydü. Serhat bana bakıyordu. Aşkla.
“Annem bu fotoğrafı saklamış,” dedi Elif. “Arkasında bir tarih ve bir not vardı.”
Fotoğrafın arkasını çevirdi. El yazısıyla yazılmış birkaç kelime:
“Benden önceki aşk. Hiç unutamadığı.”
Kalbim paramparça oldu.
“Annem bunu öğrendiğinde çok kırılmış,” dedi Elif. “Ama yine de evliliğini sürdürmüş. Ölmeden önce bana bir şey söyledi. ‘Baban bir gün geçmişine dönecek,’ dedi. ‘Ama döndüğü yer, sandığı kadar masum olmayacak.’”
Gözlerim Serhat’a kaydı. O an bana doğru bakıyordu. Gülümsedi. El salladı.
“Ben buraya seni incitmek için gelmedim,” dedi Elif. “Sadece… bil istedim. Çünkü babam, geçmişiyle yüzleşmeden yeni bir hayata başladı. Ve bu, bir gün seni de yaralayabilir.”
Bir an sessiz kaldık. Rüzgâr saçlarımı savurdu. İçimdeki fırtına ise çok daha büyüktü.
Yetmiş bir yıl… Kayıplar, yaslar, yeniden ayağa kalkmalar. Hayat bana defalarca acının ne olduğunu öğretmişti.
Ama aynı zamanda şunu da öğretmişti: İnsanlar kusurludur. Sevgi, geçmişi silmez ama onunla yaşamayı mümkün kılar.
Elif’e döndüm. Elini tuttum.
“Bunu bana söylediğin için teşekkür ederim,” dedim. “Gerçekten.”
“Ne yapacaksın?” diye sordu.
Derin bir nefes aldım. “Onunla konuşacağım,” dedim. “Ama bu, benim kararım.”
İçeri girdim. Müzik hâlâ çalıyordu. Serhat yanıma geldi, yüzümdeki ifadeyi görünce gülümsemesi soldu.
“Bir şey mi oldu?” dedi.
“Evet,” dedim. “Ama bu gece değil.”
Elimi elinin üzerine koydum. “Bu evlilik, kaçmak için değil,” dedim. “Yüzleşmek için olacak. Eğer buna hazırsan.”
Gözleri doldu. Başını salladı.
O an anladım.
Aşk, kusursuz bir masal değil. Geç kalmış da olsa, cesaret isteyen bir yolculuk.
Ve ben, bu yolculuğa gözlerim açık çıkmayı seçmiştim.

Son yorumlar