Kalp Krizi Sandım Ama Değilmiş: Panik Atak Belirtileri (Uzmanlar Uyarıyor)

ghg

Yalnızlık Vücudu Nasıl Hasta Eder?
Eşimi kaybedeli üç yıl oldu.
O günden beri yalnızım. Kimseye yük olmak istemedim.
Ama meğer duygusal yalnızlık, insanın bağışıklık sistemini bile zayıflatıyormuş.
Son zamanlarda:
Sürekli yorgunluk
Hayattan zevk alamama
İç sıkıntısı
Unutkanlık
Konsantrasyon kaybı
Hepsi vardı.
Ve şimdi… bedenim alarm veriyordu.
Ayna Karşısındaki Kadın
Banyoya süründüm. Aynaya baktım.
Gözlerimin altı morarmıştı. Yüzüm solgundu.
“Bu ben miyim?” dedim.
Bir zamanlar güçlüydüm.
Şimdi ise psikolojik destek almaktan bile korkan bir kadındım.
Kalbim yine hızlandı.
Bu kez daha şiddetliydi.
O An
Göğsümdeki ağrı sola doğru yayıldı.
Nefesim kesildi.
Gözlerim karardı.
Telefon elimden yere düştü.
Son duyduğum şey, kendi kalp atışlarımın kulaklarımda yankılanmasıydı.
Ve aklımdan geçen tek soru şuydu:
“Bu yaşadığım şey bir panik atak mı… yoksa geri dönüşü olmayan bir sağlık sorunu mu?”Gözlerimi açtığımda beyaz bir ışık vardı.
Bir de kulağıma gelen o düzenli ses: kalp monitörü.
“Şükür…” dedim içimden.
Demek ölmemiştim.
Başımın ucunda bir doktor vardı. Yüzü sakindi ama bakışları ciddiydi.
“Hanımefendi, şu an güvendesiniz” dedi.
Ama o cümle içimi rahatlatmaya yetmedi.
Titreyerek sordum:
“Kalbim mi…?”
Gerçek Teşhis
Doktor dosyaya baktı, sonra gözlerime.
“Kalbinizde kalıcı bir hasar yok” dedi.
Nefes aldım.
Ama ardından eklediği cümle beni daha çok sarstı:
“Yaşadığınız şey şiddetli panik atak ve uzun süreli stresin vücuda yansıması.”
Yani sorun kalbimde değilmiş.
Sorun, yıllardır konuşamadığım acılardaymış.
Doktor devam etti:
Kronik stres
Bastırılmış yas
Psikolojik yalnızlık
Bunların hepsi sinir sistemini, tansiyonu, hatta şeker dengesini bile bozabiliyormuş.
“Bu belirtiler ciddiye alınmazsa,” dedi,
“gerçek kalp ve sağlık sorunlarına dönüşebilir.”
İşte o an korktum.
İlk kez gerçekten korktum.
Psikolojik Destek Kararı
Bana bir liste uzattılar:
Psikiyatri randevusu
Psikolojik danışmanlık
Düzenli uyku
Stres yönetimi
Gerekirse ilaç tedavisi
Eskiden olsa “Ben güçlü bir kadınım” der geçerdim.
Ama artık anladım:
Güçlü olmak, yardım istememek değilmiş.
Güçlü olmak, iyileşmeyi seçmekmiş.
İyileşme Kolay Olmadı
İlk günler zordu.
Tekrar panik yaşar mıyım korkusu, kalbimi dinleyerek uyumalar…
Ama zamanla şunu fark ettim:
Nefes aldıkça rahatlıyorum
Konuştukça hafifliyorum
Destek aldıkça güçleniyorum
Psikoloğum bana şunu söyledi:
“Bedeniniz yıllardır sizi uyarmış.
Siz şimdi onu dinlemeyi seçtiniz.”
Bugün
Bugün hâlâ yalnızım.
Ama artık çaresiz değilim.
Belirtileri tanıyorum.
Stresi yönetmeyi öğreniyorum.
Sağlığımı ihmal etmiyorum.
Ve en önemlisi, kendimi suçlamıyorum.
Bu Hikâyeyi Okuyan Sana
Eğer sen de:
Sürekli yorgunsan
Kalp çarpıntısı yaşıyorsan
İç sıkıntısı geçmiyorsa
“Bende bir şey var ama adı ne?” diyorsan
Lütfen bedenini susturma.
Çünkü bazen yaşadığımız şey bir hastalık değil,
yardım çağrısıdır.
Ve o çağrıyı duymak, hayat kurtarır.