Karım 18 Yıl Önce Beni ve Kör İkizlerimi Terk Etmişti

qw

Ben Murat, 42 yaşındayım ve geçen perşembe olanları hâlâ sindiremiyorum. Tam 18 yıl önce eşim Aylin, şöhret ve oyunculuk hayallerinin peşinden gitmek için beni ve yeni doğan ikizlerimizi bir başımıza bırakıp terk etti. Kızlarımın ikisi de doğuştan kördü.

Hayat bizim için çok acımasızdı. Uykusuz geceler, parasızlık, çaresizlik… Ama ne pahasına olursa olsun kızlarıma bir gün bile sevgisizliği hissettirmedim. Kendimize ait sıcacık bir dünya kurduk; eski, artan kumaş parçalarından birlikte kıyafetler dikerek o karanlığı güzelliklere dönüştürdük.

Sonra o perşembe günü kapı zili çaldı. Açtığımda karşımdaydı… Aylin. Yıllar sonra ilk kez görüyordum. Evimize sanki bir çöplüğe bakıyormuş gibi iğrenerek süzdü ve bağırdı: “Murat… Hâlâ aynı ezik adam mısın? Hâlâ bu kümeste mi yaşıyorsun?”

Şoktan tek kelime edemedim. Gözleri, kızlarımın kendi elleriyle yeni bitirdiği o mütevazı elbiselere takıldı. “Kızlarım için geri döndüm!” diye çıkıştı. Sonra sinsi bir şekilde gülümsedi. Çantasından tomarla para ve dünyanın en pahalı markalarına ait kıyafetler çıkardı.

Kızlarıma dönüp o sahte, tatlı sesiyle fısıldadı: “Kızlar, bu zenginliğin, bu lüks hayatın hepsi sizin olabilir… Ama kabul etmeniz gereken BİR ŞARTIM VAR!”

Olduğum yerde donakaldım. Kızlarımın, canım yavrularım Elif ve Zeynep’in elleri o pahalı kumaşlarda, ipek elbiselerin üzerinde gezinirken, öz annelerinin onlara kurduğu o kan dondurucu tuzaktan tamamen habersizdiler. Yıllardır hasret kaldıkları, kokusunu bile bilmedikleri bir “anne” figürü aniden hayatlarına girmiş, karanlık dünyalarına sahte bir ışık tutmuştu.

Aylin, o zehirli parfümünün kokusuyla kızlarımın yanına iyice yaklaştı. “Şartım şu,” dedi sesini olabildiğince yumuşak ve masum tutmaya çalışarak. “Oyunculuk kariyerimde çok önemli bir dönüm noktasındayım. Hakkımda büyük bir belgesel çekiliyor. Benimle o lüks malikâneme geleceksiniz. Kameralar karşısında, yıllardır size benim gizlice baktığımı, sizi benim okuttuğumu ve bu ezik babanızın sizi bana göstermediğini söyleyeceksiniz. Kısacası, benim o ‘fedakâr, acılı anne’ rolümü tamamlayan mükemmel parçalarım olacaksınız.”

Nefesim boğazımda düğümlendi. İğrençti! Yıllar önce bizi bir çöp gibi sokağa terk eden bu kadın, şimdi azalan şöhretini kurtarmak, magazin dünyasında zedelenen itibarını parlatmak için kendi kör evlatlarını birer reklam malzemesi olarak kullanmak istiyordu!

Aylin devam etti: “Bunun karşılığında en iyi doktorlara gideceksiniz, gözleriniz için dünyadaki tüm tedavileri deneyeceğim. Bu pislik içindeki hayattan kurtulacaksınız. Ama… Bu kapıdan benimle çıktığınız an, babanızı hayatınızdan tamamen sileceksiniz. Onu bir daha asla, ama asla görmeyeceksiniz.” Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilrsiniz..