Kayınvalidem Leman yüzüme tükürerek bağırdı Kollarımda henüz on günlük ikiz kızlarım vardı.

ffdfg

Arabanın içinden yumuşak bir sıcalilik vurdu yuzüme. Şoför eğildi, saygıyla konuştu: “Hoş geldiniz, Sayın Fisher.
O soyadı boğazıma bir yumru gibi oturdu. Yillardır sakladığın kimlik, bir kelimeyle geri dönmüştu. Nalan Cinak diye yaşadığım hayatın ustündeki perde, gecenin ortasında yırtılmıştı
İkizlerimi daha sıkı sardım ve araca bindim. Sıcak koltuklara oturunca bir an gozlerim karardı. Yeni doğumun yorgunlugu ve soğuk ama bayılmadım. Bu gece ayakta kalmalıydım.
Kadir’in sesi tekrar telefonumda belirdi. “Harımefendi yoldayım. Beş dakika
“Ben zaten araçtayım” dedim. “Şimdi beni buradan çıkann ama… önce bir şey yapacağız”
Şoföre eğildim. “Aracı malikanenin girişine çek. Kapının önünde duracağız”
Güvenlik görevlileri birbirine bakh. “Hanımefendi, güvenliğiniz diye başladı biri.
“Benim güvenligim, onların rahatından daha kıymetli dedim “Kapının onune”
Araç ağır ağır dönüp malikanenin onune yanaştığında, kar hálá yağıyordu. O kapi… az once yüzüme kapanan o kapı, şimdi farların qıgında kocaman ve
savunmasız görünüyordu
Indim.
Soğuk tekrar yüzümü kesti ama bu kez yalnız değildim. Sağımda solumda iki güvenlik. Arkada konvay. Sitenin birkaç penceresinde perdeler lopırdadı. Meraklı
gözler açıldı.
Kapıya yaklaştım ve zile bastım.
Βίε ικί, ως…
İçeriden ayak sesleri. Kilidin dönduğunü duydum. Kapı aralandı.
Burak’ın yüzü göründü. Örice şaşkınlık. sonra öfke. “Ne yapıyorsun sen? Hälä gitmedin mi?”
Arkasında Leman belirdi. Gözleri arabanın konvoyuna takılınca rengi attı. Bir adım geri çekildi ama hemen çenesini kaldıing sertleşti. “Ne bu? Kimi çağındın? Polis
mi?”
Güldüm. İçimdeki guluş yıllarca saklanmıştı, şimdi soğuğa rağmen sıcak çıktı. “Pulis değil, Leman Hanım. Bu gece kimseye şikayet etmeye gelmedim.”
Burak işlerini sıktı. “O zaman ne istiyorsun?”
İkizlerimi biraz yukan kaldırdım. Kızlarımı. Ve gerçeği
Leman elini beline koydu. “Gerçek mi? Gerçek şu Sen bu aileye uygun değilsin. Bizim soyadımı taşıyamazsın.”
“Cinak soyadını mı?” dedim sakince. “O soyadi bugün buraya kadar. Çünkü birazdan bu evdeki herkes, hangi soyadının gerçekten ağır geldiğini öğrenecek
Burak alayı bir ses çıkardı. “Ne anlatıyorsun? Delirdin mi?”
Tam Kadir, malikanenin kapısına doğru yürürken kar ayakkabılarının altında ezildi. Yarında bir kadın daha varnic takım elbiseli, elinde dosya çantası. Onu tanıyordum
o sıracia, sokağın ucundan bir araç daha geldi. Bu seferki, konvoydan bile daha dikkat çekiciydi plaka özel, camlar kristal gibi parlak. Araç durdu ve Kadir incli
Aslı Korkmaz şirketimin hukuk direktörü
Burak, Kadir’i görünce bir an durakladı. Çünku Kadir’i tanımıyordu ama Kadirin yürüyüşünü tanımamak mümkün değildi: O yüruyuş, kendinden emin insanların
yuruyuşuydu.
Kadir kapının onunde durdu, hafifçe başını eğdi. “Hanımefendi.”
Leman gözlerini keisarak baktı. “Sen kimain?”
Aslı bir adım öne çıktı, çantasından bir zarf çıkardı “Ben Aalı Korkmaz. Fisher Holding in hukuk dimktöru
Burak’ın yüzü bir anda bembeyaz oldu. “Fisher… Holding mi?” diye kekeledi. “O o şirket
“Evet,” dedim. Sesim artık fısıltı değil, hükum gibiydi. “Sekiz milyar dolarlık imparatorluk dediginiz.”
Burak gülmeye çalıştı ama ses çıkmadı Saçmalık, Nalan, sen sen tasarımcıydın. Bir ofiste çalışıyordun…”
“Ben çalışıyordum çünkü istedim,” dedim. “Senin güzünde sıradan olmak için İnsanların gerçek yüzünü görmek için. Senin gerçek yüzünü görmek için
Leman bir adım one atıldı. “Yalanı! Bu bir ayun. Oğlumu korkutmaya çalışıyorsun.”
Aslı zarfı uzattı. “Bu, Burak Cinakin çalıştığı Cinak İnşaat’ın hisselerinin devrine dair belgeler. Şirketin yuzde yetmiş dördu Fisher Holding’e ait. Tamamı Sayın Nalan
Fisher’in imzasıyla yönetiliyor”
Burak’in dudakları titrerii, “Hayır. babam kurdu o şirketi…”
“Baban kurmadı” dedim. “Baban borçla büyuttu. Ben satın aldım. Üç yıl once. Sessizce. Çünku senin kariyer diye övündüğun a merdivenin basamaklarını ben
yaptım
Kapının arkasından içerideki sıcak hava dişan sızıyordu. Ama şimdi o sıcaklık bile bana yabancrych. İçerideki a gösterişli salon, kristal avizeler… hepsi bir tiyatro
dekoru gibi anlamsızlaştı
Burak dizlerinin bağı çözülmüş gibi eşiğe tutundu. “Neden… neden söylenedin?”
Gözlerimi ondan ayırmadım. “Çünkü ben sevgi anyordum, servet değil. Ben bir aile istedim. Senin hana değil, bana ait olana aşık olmadığını bilmek istedim”
Leman hälä direniyordu ama sesi çatladı. “Peki ya bu ev? Bu ev bizim
“Tapu kayıtlan,” dedi Ask, dosyadan bir evrak çıkararak. “Bu konut, Fisher Gayrimenkul AŞ acına kayıtlı.”
Leman’ın yüzü gerildi Dudaklan aralandı ama kelime çıkmadı.  “Tapu kayıtlan, desli Asi, dosyadan bir evrak çıkararak. “Bu koriut, Fisher Gayrimenkul AŞ adına kayıth
Leman’ın yüzü gerildi. Dudaklan aralandı ama kelime çıkmadı.
Burak bir adım bana doğru geldi gozleri doldu. “Nalan… ben ben bilmiyordum. Annem… annem doldurdu beni, Ben
“Bilmiyordun ama beni kapının dışına ittin” dedim. “Bilmiyordun ama on günlük kızlanını soğuğa attın Bilmiyordun ama ‘utanç dedin”
Sözlerim kar kadar keskin değildi; daha keskin bir şeydi hakikat
Kadir hafifçe yaklaştı. “Hanımefendi, isterseniz içeri girmeden hallederiz.”
Başımı salladım. İçeri girmeyeceğim”
Son kez kapıya baktım. Burak’a, Lemana… o evin içine…
“Şimdi dinleyin,” dedim, “Bu gece ben dilenmeye gelmedim. Bu gece ben sahip oldugum şeyi almaya geldim
İkizlerimin yüzüne baktım. Ağlamaları dinmişti, sanki benim kararlılığımı hissetmişler gibi sessizleşmişlerti
“Ash” dedim. “Sureç başlasım”
Aslı net bir sesle cevap vertii: “Boşanma dilekçesi ve uzaklaştırma başvurusu hazır. Ayrıca şirket yönetim kurulunda sabah ilk iş görevden alma kararı gündeme alınacak”
Burak’ın gözlerinden yaş aktı. Yapma ne olur…”
Bir an durdum. İçimde hälä insan kalmış mıydı diye yıkladım. Mardı. Ama artik o insan, kendini feda eden degit kendini koruyan bir insand
“Ben yapmıyorum Burak dedim. “Sem yaptım. O kapıyı kapatan beridim sanıyorsun ama… kapıyı kapatan sendin. Ben sadece kilidi değiştiriyorum.”
Kadir arabanın kapısını açtı, İçeri girerken son bir cümle bıraktım
“Bu gece beni kovdunuz ya… yarın sabah uyandığınızda, elinizde kalan tek şey gururunuz olacak. O da ne kadar zlayanır bilmiyorum”
Araca bindim. Kapı kaparıdı. İçeride sıcaklık, dışandaki soğuğu unutturdu. Konvoy hareket etti
Malikane geride kaldı. Ama ben geride kalmadım,
Kızlarını kucağında biraz daha yulkan kaldırdım. “Bitti” dedim onlara fısılbıyla. “Artık kimse sizi istenmeyen yapamayacak”
Araba site kapısından çıkarken, telefonum bir kez daha titredi. Ekranda, Fisher Holding’in acil bildirim hath vartk
Açtım.
“Sayım CEO,” dedi bir ses, yönetim kurulu üyeleri sabahki toplantı için İstanbul’a indi. Aynca… Cinak Inşaat’ın hesaplarında tespit ettiğimiz usulsüzlükle ilgili yeni bir
rapor var
Gözlerimi kapattım. İçimdeki fırtına durulmadı, sadece yon degiştirdi
“Gonderin” dedim. “Bu sefer kimse kaçamayacak”
Ve karanlık gecenin ortasında, ilk kez gerçekten nefes akiim
Çünki o gece kapı dışarı edilen kadın, sabaha karşı artık sadece bir anne değil… adını, gücünü ve hayatını geri alan bir CEO olmuştu