Kayınvalidem ve kayınpederim
Kayınvalidem ve kayınpederim, babamın çop toplayıcısı oldugunu öğrenince düğünüme gelmesini istemediler. Ama babam konuştuğunda… salonda tek bir ses
bile kalmadı.
Babam, ben kendimi bildim bileli çöp toplayıcısıydı.
Annem ben daha 3 yaşındayken vefat etti. O günden sonra hayatta sadece ikimiz vardık.
Babam gün ağarmadan evden çıkar, akşamları yorgun argin donerd
Ama kuçuk evimiz hep sicaktı. Soframızda her zaman yemek olurdu
Bana hem anne hem baba oldu
Sonra Emre’yle tanıştım.
Nazik, ilgili, sevgi doluydu. Hayal ettiğim her şeydi
Aşık olduk, nişanılandık ve dugün hazırlıklarına başladık
Sorun, Emre’nin ailesiydi.
Kuçük ama tanınmış bir mağaza zincirleri vardı ve en başından beri bana mesafeli davrandılar.
Apk açık söyleneseler de, “oğulları için yeterince iyi olmadığımı düşündükleri belliydi
Emre’ye,
“Babanın mesleği iş ortaklarımızın gozunde katu durur”
dediler
Hatta benim Emre’yle saciece para için evlendiğimi bile ima ettiler
Emre her seferinde beni savundu.
Ben de susmayı, görmezden gelmeyi seçtim.
Düğün günü geldiginde. Emre’nin ailesi onlarca akrabasını, arkadaşını ve iş ortağını davet etmişti.
Benim tarafımdan ise kimse yoktu….
Bir tek babam.
Babam salona girdiginde beni sıkıca sardi ve kulağıma fisildade
Sen benim gerçek prensesimsin
Tam o anda Emre’nin annesi yarımıza geldi.
Gulumseyerek ama soğuk bir sesle konuşmamızı böldic
“Canım… bu hiraz tuhaf olarak ama…..
Babanın dugünden ayılması daha iyi olur”
Sonra babama danup ekledi:
“Balın, iş ortaklanmız ve önemli misafirlerimiz burada
Sizin gibi biriyle yan yana olmaktan rahatsız olabilirler.”
Kanım kaynadı.
Ağzımı açıp her şeyi söylemek üzereydim ki babam elimi sikta
Sakin bir sesle
“Anliyorum” dedi
“Gidecegim… ama gitmeden önce kızımın düğününde bir kadeh kaldırmak istiyorum”
Sonra bana eğildi ve fısıldadic
“Merak etme kızım. Her şey yoluna girecek. Bir fikrim var”
Misafirler yerlerine geçti.
Babam mikrofona doğru yürüdü
Derin bir nefes aldı ve konuşmaya başlade
“Değerli misafirler… size bir şey söylemem gerekiyor…”
Daha cumlesini bitirmeden Emre’nin anne ve babasının yuzu bembeyaz oldu.
Misafirlerin gizleri faltaşı gibi açıldı
Salonda derin bir sessizlik çöktü.
Ve babamın soyleyecegi o sözler herkesi şok edecekti
Babam mikrofona biraz daha yaklaştı. Ellerinin titredigini fark ettim ama sesi beklediğinden çok daha sakindi Salonda öyle bir sessizlik vardı ki, birinin nefes alışını bile duymak mümkündü. Emre yarımda dimdik duruyor, ama yüzündeki gerginlik her hälinden belliydi. Annesi ve babası ise sanki birazdan kötu bir haber.
alacaklarmış gibi donup kalmıştı
Babam konuşmaya başladı “Beni çoğunuz tanımıyorsunuz. Zaten tanımanız da gerekmiyor. Ben sadece bu güzel gelinin babasıyım.”
Bir an durdu, bana baktı. Gözleri doluydu ama gulumsuyordu
“Hayatım boyunca çok büyük hayallerim olmadı. Zengin olmak, makam sahibi olmak ya da insanılar bana saygıyla haksın diye uğraşmadım. Tek bir hayalim vard
Kızımın iyi bir insan olarak büyümesi”
Salondaki bazı yuzlerin yumuşadığını gordum. Ama Emre’nin annesi hälä kaskamydı.
Babam devam etti
Eşim vefat ettiğinde kızım daha üç yaşındaydı. O günden sonra hayat bana şunu ogretti: Yorulmak bir seçenek değildir. Vazgeçmek ise hiç değildir.”
Derin bir nefes aldı.
“Evet, ben çöp topladım. Hälà da topluyorum. Çunku bu iş bana haram lokma yedirmedi. Kızımın boğazından geçen her lokma alın teriyle kazanıldı.”
Salonda hafif bir mırıltı dolaştı. Birkaç kişi başını örve eğdi
“Sabah gun dogmadan evden çıktım. Akşam ellerim naur tutmuş halde eve döndum. Ama kızım aç yatmadı, Üşumedi. Okuldan donduğünde evinde sıcak bir
çorba vardı
Babamın sesi bir an titredi.
“Onu kimseye muhtaç etmedim. En önemlisi de… başını eğmesini gerektirecek bir hayat yaşatmadım
O anda Emre’nin babasının bakışları yere kaydı. Annesi dudaklanını sımsıkı bastırmatı devamını okumak için diğer sayfamıza gecebilirisniz..


Son yorumlar