Kocam üç yıl uzakta çalıştıktan sonra geri döndüğünde yalnız gelmedi

hhhghjhgjhgj

İhanetin Bedeli

Kocam, üç yıl süren gurbet çalışmasından döndüğünde eve yalnız gelmedi. Kapıdan içeri, kolunda bir metres ve adını Aras koyduğu iki yaşındaki oğluyla girdi.

Bu aşağılanmayı sessizce kabullenmemi bekledi.

Ağlamadım. Bağırmadım. Yalvarmadım. Ona baktım. Sakince.

Eline boşanma evraklarını tutuşturdum.

Ve sonra elinden öyle bir şey aldım ki, kibrini ömrünün sonuna kadar taşıyacağı bir pişmanlığa dönüştürdü.

Benim adım Beliz Karaca. Otuz dokuz yaşındayım.

Sencer Tezcan ile on beş yıldır evliydim.

İstanbul’da, annemden miras kalan iki katlı bir evde yaşıyorduk. Babam öldüğünde bana bıraktığı endüstriyel tedarik şirketini birlikte yönetiyorduk.

Kağıt üzerinde her zaman mal sahibi bendim. Ama uygulamada… Sencer yıllarca her şey kendisine aitmiş gibi davrandı.

Erzurum civarındaki rüzgar santralleri için bir bakım sözleşmesi kabul ettiğinde, bana bunun sadece birkaç ay süreceğini söylemişti.

O birkaç ay; gidiş gelişlerle, giderek soğuyan telefon görüşmeleriyle ve giderek otomatikleşen bahanelerle dolu üç yıla dönüştü.

— Bu ay gelemeyeceğim. — İş çok yoğun. — Döndüğümde telafi edeceğim.

Ben burada kaldım. Maaşları Türk lirasıyla ödedim. Hastalığı boyunca onun annesine baktım. Evi çekip çevirdim. Faturaları inceledim. Sessizliklere göğüs gerdim.

Bazı aylar para gönderdi, bazı aylar göndermedi.

Ve yavaş yavaş, halimi hatırımı sormayı bıraktı.

Dönmesinden altı ay önce bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenmeye başlamıştım. Bir fotoğraf veya bir parfüm kokusu yüzünden değil…

Rakamlar yüzünden.

Eskişehir’deki kiralık bir mülke yapılan aylık transferler. Aynı çocuk eczanesinden defalarca yapılan harcamalar. Özel bir gündüz bakımevine ödenen ücretler.

Sencer, şirketin hesaplarındaki her işlemi kontrol ettiğimi bilmiyordu. Çünkü bana babam öğretmişti: İşletmeler detaylar yüzünden batar.

Ona hiçbir şey söylemedim.

Bir avukata danıştım. Gizli bir denetim istedim. Şirketin tüm belgelerini geri topladım.

İki yılı aşkın bir süredir, “avans” adı altında çektiği paralarla ikinci bir hayat sürdüğünü keşfettim. Apartman dairesi, araba, mobilya, sigorta…

Elim titremedi. Sadece onu beklemeyi bıraktım.

Bir Eylül Salı günü döndü. Saat akşamın yediyi yirmi geçiyordu. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilriisniz..