Kocamın sürekli yurt dışı iş seyahatlerinde olduğunu sanan saf bir kadındım

Kesenin içi çeyrek altınlarla doluydu. Şaşkınlık içinde titreyen ellerimle o kâğıdı açtım. Kendi kocamın o çok iyi bildiğim el yazısını gördüğümde dünyam başıma yıkıldı, nefes alamadığımı hissettim. Kâğıttaki o tek satırlık notta aynen şu yazıyordu: “Canım karıcığım Meliha, kutsal topraklara adım attığın bu günlerde, sana ve gizli meyvemiz olan biricik oğlumuza bu seccadenin astarına diktiğim altınları gönderiyorum. Selma hâlâ hiçbir şeyden şüphelenmiyor. ‘İş seyahatleri’ yalanıyla uyutmaya devam ediyorum, yakında o kadını tamamen bırakıp yanınıza geleceğim.” Okuduklarım beynimde balyoz etkisi yarattı! Yıllarca iş gezisi bahanesiyle yurt dışına gittiğini sandığım kocam, meğer beni Hacca giden, o herkesin dindar ve namuslu bildiği yan komşumla aldatıyordu! Üstelik ondan gizli bir çocuğu vardı ve benim evimde, benim rızkımla kazandığı paraları “hediye” adı altında o kadına gönderiyordu! O seccade bana verilmiş masum bir hediye değil, kocamın gözümün içine baka baka metresi olan komşuma gönderdiği gizli bir kasaydı! O gün o seccadeyi paramparça ettim ve kocamı da o iki yüzlü komşumu da hayatlarının en büyük yasal cehennemine sürüklemek üzere avukatımın yolunu tuttum

Son yorumlar