MİLYONER BİR ADAM 9 YIL SONRA ESKİ EŞİNİ ZİYARET EDİYOR
MİLYARDER, 9 YIL SONRA ESKİ KARISINI ZİYARET EDİYOR… VE GÖRDÜKLERİ KARŞISINDA ŞOKA GİRİYOR.
Cihan Karadağ, elindeki mektubu adeta akıntıya kapılmış bir adamın tutunduğu can havliyle kavrıyordu. İstanbul’daki ofisinin kusursuz cam duvarları sarsılmaz bir kararlılıkla dururken, buruşmuş kağıt ellerinde hafifçe titriyordu.
Dışarıda şehir, o her zamanki kibriyle parlıyordu: Bitmek bilmeyen çelik ve cam kuleler, caddelerde vızır vızır işleyen sarı taksiler ve sanki zamana hükmediyormuş gibi bir yerlere yetişmeye çalışan insanlar…
Onlarca yıl boyunca Cihan da o insanlardan biri olmuştu.
Ancak şimdi, altmış beş yaşında, Karadağ Holding’in kurucusu olan bu milyarder, yıllardır hissetmediği bir şeyi yaşıyordu: Belirsizlik.
Mektup, üzerinde bir gönderici adresi olmadan gelmişti.
Sadece özenli bir el yazısıyla yazılmış bir isim vardı.
Beliz Karadağ.
Eski karısı.
Dokuz yıldır görmediği —veya çevresindeki kimsenin anmasına bile izin vermediği— o isim.
İsmin hemen altında, Gümüşhane’nin ücra bir dağ köyünde, navigasyonun bile tanımakta tereddüt edeceği kadar izole bir adres yazılıydı.
Cihan, tüm hayatını bu geçmişten kaçmak üzerine kurmuştu. O kasabadan, her şeyin paramparça olduğu o günden kaçmak için… Ona bağırdığı, onu aşağıladığı, malikanesinden dışarı attığı ve sanki bir kitabın kapağını kapatır gibi kapıyı yüzüne çarptığı o günden.
Ancak mektupta hiçbir suçlama yoktu. Bir acı ya da öfke de yoktu. Sadece bir konum.
Sanki geçmiş, en sonunda gelip kapıyı çalmaya karar vermiş gibiydi.
Cihan yola bakarken, uzun yıllardır şoförlüğünü yapan Yavuz, “Emin misiniz efendim?” diye sordu.
Cihan alçak bir sesle, “Bu sefer… Yalnız gideceğim,” diye yanıtladı.
Sıradan bir kamyonet kiraladı, özel dikim takımlarını arkasında bıraktı ve saatlerce sürdü. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisniz..


Son yorumlar