Torunum geldi ve neden arka taraftaki küçük odada kaldığımı sordu.

1 111

Arka Bahçedeki Sessiz Adalet

Torunum bir öğleden sonra uğradı ve neden arkadaki küçük bir odada yaşadığımı sordu. Oğlum hemen araya girdi: “Ev artık karımın üzerine. Eğer annem şikayet ederse, kapının önünde kalır.” Torunumun kim olduğunu ve neye dönüştüğünü bilmiyordu; sonrasında yaşananlar her şeyi değiştirdi.

Ekim ayının yağmurlu bir Perşembe günü, elinde küçük bir valiz ve yaşadığım mahalleye göre oldukça pahalı görünen lacivert bir kabanla çıkageldi.

Oğlumun benim “yaşam alanım” diye adlandırdığı o dar mutfak nişinde patates soyuyordum. Aslında burası vaktinde garajın arkasına yapılmış bir depo eklentisiydi. Tavan alçaktı, duvarlar inceydi ve yağmur yağdığında penceremin dışındaki metal oluğa vuran her damlanın sesini duyabiliyordum. İçeride tek kişilik bir yatak, bir şifonyer, bir ocak ve ayağı dengesiz bir sandalye için ancak yer vardı. Oğlum Boran, insanlara mahremiyeti sevdiğim için burada kaldığımı söylüyordu.

Tam ellerimi kurularken arka bahçe kapısının gıcırtısını duydum.

“Babaanne?”

O kadar hızla döndüm ki neredeyse bıçağı elimden düşürüyordum. “Eren?”

Beton zemini üç uzun adımda geçti ve bana sıkıca sarıldı; on altı yaşındaki o telaşlı halinden çok daha güçlü bir kucaklamaydı bu. Şimdi yirmi sekiz yaşındaydı; omuzları genişlemiş, sinekkaydı tıraşlı ve yüzü daha dinginleşmişti. Onu hukuk fakültesini bitirip Ankara’ya taşındığından beri, yaklaşık üç yıldır görmemiştim. Arıyor, doğum günlerimde çiçek gönderiyor, yoğun olduğu için özür diliyordu. Ama onu kapımın eşiğinde görmek, sabahın neye benzediğini unutmuş bir odaya güneş ışığının girmesi gibiydi.. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilriisniz.