kapımın önüne bırakılan bir bebek
kapımın önüne bırakılan bir bebek
58 yaşımda, kapımın önüne bırakılan bir bebek sayesinde anne oldum. 25 yıl sonra ise bir kadın kapıma gelip, “Oğlunun senden sakladığı şeye bak!” dedi. Eşim Harun ve ben gençliğimizde maddi durumumuz elvermediği için çocuk sahibi olmayı ertelemiştik. Yıllar sonra ciddi bir hastalık geçirdim ve artık çocuğumuzun olamayacağını öğrendik. Zamanla bu gerçeği kabullendik ve hayatımıza sadece ikimiz devam etmeyi öğrendik. Bir sabah, Harun hâlâ uyurken ben erken kalktım. Ev sessizdi ama dışarıdan zayıf bir bebek ağlaması geliyordu. Kapıyı açtığımda, ince bir battaniyeye sarılmış küçücük bir erkek bebekle karşılaştım. Onu hemen içeri aldık. Buz gibiydi. Eşimle birlikte ısınması ve hayatta kalması için elimizden geleni yaptık. Polis ve sosyal hizmetler geldi, bebeği geçici olarak koruma altına aldılar. Ama aklım hep ondandı. Her gün arayıp durumunu sordum. Onu sahiplenmeye gelen kimse olmadı. Sonunda evlat edinmeye karar verdik. 56 yaşında anne oldum. Ona “Can” adını verdik. Çevremizdekiler yaşımızı eleştirdi, “Anne-babadan çok dede-nine gibisiniz” dediler. Ama biz kimseyi umursamadık. Ona sevgimizi ve imkânlarımızı sonuna kadar verdik. Can, hayal bile edemeyeceğimiz kadar iyi bir evlat oldu. Nazik, vicdanlı ve başarılı bir genç olarak büyüdü. Yıllar su gibi akıp geçti. Ta ki o sabaha kadar… Kahvemi bile hazırlayamadan kapı çaldı. Açtığımda tanımadığım bir kadınla karşılaştım. Kendini tanıtmadı. Hemen konuya girdi: “Garip gelecek biliyorum ama oğlunuzu uzun zamandır tanıyorum. Size gerçeği söylemedi, değil mi?” Kalbim hızla çarpmaya başladı. Kadın titreyen elleriyle bana bir kutu uzattı: “İçine bakın. Oğlunuz sizden çok önemli bir şeyi saklıyor. Artık onunla ilgili tüm gerçeği öğrenmenin zamanı geldi.”…Haberin ayrıntıları için diğer sayfaya geçebilirsiniz.


Son yorumlar