12 yıl boyunca her pazar 84 yaşındaki komşuma market alışverişi götürdüm
12 yıl boyunca her pazar 84 yaşındaki komşuma market alışverişi götürdüm. Cenazesinden sonra avukatı bana yıpranmış bir bavul verdi ve içindekiler ellerimi titretti.
Yeni Bir Başlangıç
Yıllar boyunca pazar günlerimin hep aynı sakin, kendine has bir ritmi vardı ve bu durum üzerine bir kez bile düşünmemiştim. Sadece yaşlı bir komşuma yardım ettiğimi sanıyordum; o sıradan sabahların hayatımda ne kadar derin bir yer kaplayacağını asla tahmin edemezdim.
O pazar sabahı sokak bambaşka bir sessizliğe bürünmüştü; hani sadece herkesin elinde ilk bardak çayıyla güne ayılmaya çalıştığı o huzurlu mahalle sabahları olur ya, aynen öyleydi. Henüz yirmi sekiz yaşındaydım. Bahçede, geri dönüşüm kutusunun yanında durmuş, iki ev ilerideki çınar ağacından dökülen yaprakları izliyordum.
Hayatımın en sıradan anlarından biriydi; muhtemelen bu yüzden hafızamda dün gibi canlı kalmıştı.
İlk Adım
Eşref Amca uzun yıllardır yan komşumdu. Bahçelerimizden birbirimize el sallar, ayaküstü selamlaşır, sonra da kendi hayatlarımıza dönerdik. Öyle ki, dönüp bakmasam ön kapısının ne renk olduğunu bile söyleyemezdim.
Ama o sabah, Eşref Amca’nın arabasının bagajındaki dört büyük pazar poşetiyle cebelleştiğini fark ettim. Poşetlerden biri dirseğine çarpıp kaydı ve neredeyse yere kapaklanıyordu. Daha ne yaptığımı bile düşünmeden, adımlarım çoktan onun evine doğru yönelmişti.
"Durun, onları ben alayım," dedim. "Ah, hiç zahmet etme evladım," dedi komşum. "Lütfen, bırakın ben taşıyayım."
Bundan sonra artık itiraz etmedi. Poşetleri kapıdan içeri sokup eski ahşap ve taze demlenmiş çay kokan mutfağına kadar taşıdım. Yaşlı adam, çok uzun yıllardır yalnız yaşayan insanların o tanıdık temkiniyle, acele etmeden, yavaşça hareket ediyordu.
"Bir dakika otursana," dedi Eşref Amca. "En azından sana bir bardak tavşan kanı çay ikram edeyim."
Normalde yabancılarla oturup çay içecek bir adam olmadığım için neredeyse teklifini geri çevirecektim. Ama bunu söylerken yüzünde beliren o ifade —sanki benim zaten hemen çekip gideceğimi kabullenmiş gibi duruşu— beni durdurdu. Sandalyelerden birini çektim.
"Sadece bir bardak," dedim. "Sonra gidip bizim evin çatısındaki olukları kontrol etmem lazım."
Komşum hafifçe güldü. Şaşkın, içten ve sıcacık bir gülüştü bu.
Eski Günler ve Saklanan Kırgınlıklar
Sonunda mutfakta neredeyse bir saat boyunca muhabbet ettik!
Eşref Amca bana mahallenin eski hallerini, şimdiki Atatürk İlkokulu’nun olduğu yerde henüz uçsuz bucaksız mısır tarlalarının uzandığı o eski günleri anlattı. Ben de ona kendi hayatımdan, buraya taşınırken aslında sadece iki yıl kalmayı planladığımdan bahsettim.
"Bu işler hep böyledir zaten," diyerek gülümsedi. "Ben de bin dokuz yüz yetmiş birde rahmetli hanımıma bu ev için tam olarak aynı şeyi söylemiştim!"
Konuşmanın bir yerinde, laf arasında bir yeğeninden bahsetti. Adı Mert’ti galiba. Bu ismi söylerken, hani insanın eskiden çok iyi tanıdığı ama artık uzak kaldığı bir akrabasından bahsederken verdiği o buruk duraksamayla telaffuz etti.
"Arada bir arar," dedi Eşref Amca. "Genelde bir şeye ihtiyacı olduğunda..."
Yaşlı adam sanki bu durum çok da umurunda değilmiş gibi hafifçe omuz silkti ama gözleri bir saniyeliğine elindeki çay bardağına takılı kaldı. Üzerine gitmedim. Sonuçta benim üstüme vazife değildi ve o da bu konuyu daha fazla deşmek istiyor gibi görünmüyordu.
Gitmek için ayağa kalktığımda, kapı pervazına hafifçe vurdum.
"Bakın, bir dahaki sefere pazara, markete çıkacağınız zaman bana haber verin. Belinizi sakatlamayın boş yere," diye şaka yaptım. "Sana yük olmak istemem." "Siz onu yük olarak düşünmeyin yeter."
Komşum bu sözüme hafifçe, biraz da mahcup bir şekilde gülümsedi.
Evlerimizin arasındaki dar çim alandan kendi bahçeme doğru ellerim cebimde yürürken, sakin bir pazar gününde sadece ufak, insani bir iyilik yaptığımı düşünüyordum; fazlasını değil. O gün o mutfakta içilen tek bir bardak çayın, önümüzdeki 12 yıl boyunca durmaksızın işleyecek kocaman bir dostluk saatinin ilk tıkırtısı olduğundan tamamen habersizdim. Devamı Diğer sayfamızda okuyabilriisniz.
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇


Son yorumlar