Doktorlar, üç aydır komada olan bir kadının elektrik

Koğuş, yalnızca tıbbi makinelerin ritmik bip sesi ve duvarlara uzun gölgeler düşüren tek bir lambanın loş, titrek ışığıyla bölünen kasvetli bir sessizliğe bürünmüştü. Neredeyse üç aydır, hastane yatağında hareketsiz ve tepkisiz yatarak kendi bedeninin tutsağı olmuştu. Yanında sürekli varlığını sürdüren kocası, bu steril odayı bir sevgi ve umut sığınağına dönüştürmüştü. Her gün elini tutuyor, başını yastığına koyup cesaret ve özveri dolu sözler fısıldayarak, uyanıklığına tanık olan herkese sarsılmaz bir bağlılık tablosu çiziyordu.
Ama o sabah, doktorlar, korktuğu haberi vermek için toplandılar. Vücudu mücadeleyi kaybediyordu; artık iyileşme umudu kalmamıştı. Yaşam destek ünitesine devam edip etmeme konusunda bir karar verilmesi gerekiyordu. Bu sözlerin ağırlığı, üzerine bir gelgit dalgası gibi çöktü ve hıçkırıkları sessiz odada yankılanarak yere yığıldı. Personel ve diğer hastalar için, ruhu çözülmekte olan, varlığının her zerresiyle daha fazla zaman, giderek daha da ulaşılmaz görünen bir mucize için yalvaran bir adam gibi görünüyordu.
Doktorlar şefkatli bir hareketle son bir veda etme isteğini kabul ettiler. Devamı sonraki sayfada Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Son yorumlar