Kocam garaja girmemi yasakladı
Kocam garaja girmemi yasakladı ama orada hayatı boyunca sakladığı bir sır buldum
Benim adım Gülizar. Yetmiş sekiz yaşındayım. Mehmet ile neredeyse altmış yıldır evliyiz.
Lisede kimya dersinde tanıştık; soyadlarımız yoklama listesinde yan yana olduğu için aynı sıraya oturmuştuk. Beni hep güldürürdü. Yirmi yaşımızda evlendik, aynı fabrikada çalıştık, dört çocuk büyüttük. Şimdi torunlarımız ve bir de torun çocuğumuz var.
Her gece hâlâ, “Seni seviyorum, Gülizar,” der. Çayımı nasıl içtiğimi bilir. Sessizleştiğimi hemen fark eder.
Mehmet’in onlarca yıldır tek bir kuralı vardı:
“Garajıma girme.”
Garaj onun alanıydı — gece geç saatlerde çalan caz müziği, boya tineri kokusu ve bazen kilitli duran kapı. Saygı duydum. Altmış yıl sonra insan, herkesin kendine ait bir köşeye ihtiyacı olduğunu öğreniyor.
Ama son zamanlarda bir şeyler farklı geliyordu. Bana bakışında romantizm değil, endişe vardı.
Bir öğleden sonra eldivenlerini evde unuttu. Garajda olduğunu sanıp götürmek istedim. Kapı hafif aralıktı. Işıkta toz zerreleri uçuşuyordu.
İçeride, tüm duvarlar bir kadının portreleriyle kaplıydı — gülerken, ağlarken, uyurken, yaşlanırken. Köşelerinde tarihler vardı. Bazıları henüz gelmemiş yılları gösteriyordu.
Birini duvardan indirdim.
“Bu kim?”
Mehmet arkamda duruyordu.
“Sana içeri girmemeni söylemiştim.”
“Bu kadın kim?”
Yutkundu.
“Zamana tutunabilmek için resim yapıyorum.”
Titreyerek dışarı çıktım.
Günler sonra kasadan nakit para aldığını ve en iyi ceketini giyip evden çıktığını gördüm. Onu takip ettim. Özel bir nöroloji kliniğine gitti.
Koridordan doktorun sesini duydum:
“Durumu beklediğimizden daha hızlı ilerliyor.”
“Ne kadar zamanımız var?” diye sordu Mehmet. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisniz.


Son yorumlar