Oğlum rahmetli babasının gömleklerinden hayır amaçlı 20 oyuncak ayı dikti

qw

BOŞ BİR EVİN YANKILARI

Bir evi ayakta tutan tek kişi siz kaldığınızda, kederin fiziğini asla tam olarak anlayamazsınız. Bu sadece bir sesin eksikliği değildir; havanın yoğunluğunu kaybetmesidir. On dört ay boyunca, Ankara’nın sakin bir semtindeki evimiz sadece sessiz hissettirmedi; sanki içi boşalmıştı. Buzdolabının uğultusu bir ağıt gibi geliyor, koridordaki sessizlik ise göğsüme fiziksel bir darbe ağırlığıyla baskı yapıyordu.

Kaya, rozetini bir yetki değil, bir yemin olarak gören o adamlardan biriydi; bir polisti. Hâlâ rüyalarıma giren, yağmurun asfaltı kayganlaştırdığı bir Salı günü görev başında şehit oldu. En zor kısmının tabutun üzerindeki katlanmış bayrak ya da törendeki saygı atışı olacağını sanmıştım. Yanılmışım. En zor kısmı, taziye yemeklerinin bittiği, yas tutanların evden çekildiği ve benim onun o mavi kareli, pamuklu gömleklerinden oluşan çamaşır yığınıyla baş başa kaldığım o sonraki Pazartesi günüydü. O gömlekler hâlâ tıraş losyonunun o hafif, insanın kalbini sızlatan kokusunu taşıyordu.

O zamandan beri sadece ben ve Sarp vardık. Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisiniz..